Hani aşk diyoruz ya, o aşkı biz Beşiktaş’ta görüyoruz

Sizi tanıyabilir miyiz?
İsmim Emin Çalı, 1979 doğumluyum, aslen Aksaraylıyım. Evliyim, iki çocuk babasıyım. 5 yıl kadar başka sektörde çalıştım ve sonra 2 yıl bir toptancı da satış görevlisi olarak çalıştım. 2007’de kriz zamanı Türk müşterilerimiz bize ön ayak oldu ve kendi şirketinizi açın dediler. Biz de böylece 2007’de kurduk ve 2008’de aktif olarak Life Groothandel olarak başladık. Yaklaşık 9 yıldır devam ediyoruz.

Bize Life Groothandel dan bahseder misiniz?
Life isim olarak önemliydi bizim için. İsim olarak Life anlamı hayat olduğu için ve İngilizce olduğundan, herkese hitap etmesini istiyordum böylece bu isime karar verdik. Ortağım ile birlikte, amcamın oğlu olduğu için aile şirketi diyebiliriz.

İlk zaman zorluk çektik, kriz dönemi olduğu için. Bir minibüs ile başladık iki kişi çalıştık ilk yıl. Sonra stajyer aldık, sonra da işçiler aldık büyüdükçe. Şu anda 15 işçimiz, dört tane de minibüs var. Rotterdam içine her gün servisimiz var ve haftanın belirli günlerinde Noord Brabant, Den Haag, Utrecht bölgesinde servisimiz var.

Yakın zamanda kendimize yer aldık iki aya kadar oraya taşınacağız inşallah daha iyi hizmet vereceğiz orada.

Dağıtım yerleriniz nereler?
Biz genelde kafe, bar, lounch, restoranlara dağıtıyoruz. Süpermarket müşterilerimiz az, çünkü biz bu sektörler üzerinden gittik ve içecek üzerine yoğunlaştık bir iş yapalım iyi yapalım dedik.

Dağıttığınız yerler Türk işyerleri mi?
Genellikle Türk şirketlerinden oluşuyor. Buradan onlara da teşekkür etmek istiyorum. Bize destek oldular. Bugün biz buradaysak Türk vatandaşlarımızın sayesinde. İlk başta sadece Türklerden oluşuyordu ama şimdi her tür ırktan müşterilerimiz var.

10 yıldır başarılı bir şekilde çalışıyorsunuz, ileriye yönelik nasıl bir çalışmanız var?
Biz bu işe başlarken bir hedef ile başladık. Bizden sonraki gelecek nesillerimize bırakmak düşüncesiyle açtık. Yani iki sene işletelim görürüz demedik ortağımla. Benim hedefim on yıl içerisinde kendi binamızı satın almak idi çok şükür bunu gerçekleştirdik. Bunu da çocuklarımız için bir yatırım olarak görüyorum.

Hollanda Beşiktaşlılar Spor kulübünde aktifsiniz bu nasıl başladı?
Ben Anadolu’dan geldim, hep Beşiktaş özlemi vardı çocukluğumda. Beşiktaş forması giymemiştim olmadı hiç. Çok şükür bu günlere geldik, Beşiktaş’a katkı olsun diye gittim İstanbul’da kongre üyesi oldum. Sonra buradaki spor kulübünde görev aldım, yönetici sponsorluk ve pazarlama dan sorumluyum. Sonuçta Beşiktaş ve buradaki çocuklarımız için emek harcıyoruz. Kulüp inşallah daha güzel yerlere gelecek, herkese ve her ırk insana açık bir kulüp.

Beşiktaş kulübü diğer kulüplere göre daha aktif bunu neye bağlıyorsunuz?
Tabiî ki her takımın taraftarları var ama biz Beşiktaşlılar olarak herkese açığız bütün çocuklar bizim. Fedakar bir kulüp. O çocuklara güzel eğitim vermek ve güzel yerlere gelmesini istiyoruz.

Güçlü bir taraftar yapınız da var, Beşiktaşlı olmak size neyi anlatıyor?
Beşiktaşlı olmak ayrı bir şey. İnsan duygulanıyor, bunu anlatamam ben ve bütün Beşiktaşlılar öyle. Şampiyonluklar falan değil. Biz Beşiktaş’a gönül vermişiz. Hani aşk diyoruz ya, o aşkı biz Beşiktaş’ta görüyoruz. Beşiktaş ayrı bir şey.

Yaşadıklarınızdan yola çıkarak, gelecek nesillere çocuklarımıza neler tavsiye edersiniz?
Biz spora gelen çocuklarımıza, sportif olarak güzel eğitim ve ahlaki değerlerimizi veriyoruz. Şu zamanda Avrupa da bütün çocuklar tablet telefonla ilgileniyor ve evden çıkmıyorlar. Biz bu çocukları kulübümüzde enerjilerini kullanmaları için sportif eğitim veriyoruz.

Hocalarımız diplomalı ve çocukların dilinden anlayan güzel eğitim veren insanlar. Bu çocukların gelecekte Beşiktaş’ta top oynamaları ve öğrendikleri şeyleri kendi hayatında yaşamalarını istiyoruz. Belki bir Feyenoord’da belki Fenerbahçe’de oynayan çocuklarımız olursa ne mutlu bize.

Hangi müzik türü dinlersiniz?
Genelde kulağıma hoş gelen bütün tarz müzikleri dinlerim. Aslında kış ve yaza göre de değişebiliyor. Ben en çok Beşiktaş’ın müziklerini dinlemeyi severim.

Hayatta en çok neyi önemsersiniz?
En önemlisi sağlık, ailemiz ve değerlerimiz, gerisi önemli değil.

Personelinizde neleri önemsersiniz?
Bir insan işini önemser ve iyi yapmaya gayret ederse zaten sorun olmaz. Ama önemli olan uyumu da yakalamak. Ben yeni personel geldiği zaman 10 gün mühlet veririm, ‘Bak eğer uyum sağlayabilirsen bizimle çalışabilirsin yoksa istersen gidebilirsin’ derim.

Şimdiye kadar gitmek isteyene de kırılmadık. Burası aile şirketi olduğu için personelimizi de aileden görürüz ve bir sorunu varsa birlikte çözmeye gayret ederiz. İşyerinde sadece maddi değil manevi olarak da önemli, dertlerini sıkıntılarını paylaşmamız lazım.

İş dışındaki insanlarda neleri önemsersiniz?
İş dışındaki hayatta insanların boş durmaları beni üzer. Hiç olmazsa çocuğunla ilgilen onu bir spor kulübüne götür ilgilen. Veya derneklerde gönüllü çalışmalarını isterim. Yardım edilecek çok yerler var.

Hayatta nelerden sakınırsınız?
İş konusunda işlerimizin kötü gitmesinden korkarım. Bir başarının bitmesini istemem.

Sabah saat kaçta başlarsınız ve kaç saat çalışırsınız?
Sabah 10 da başlıyoruz. Ben 9 da kalkarım ve 7 gibi burada işim bittikten sonra haftada 4 gün kulübe gidiyorum oradan da eve giderim günüm böyle geçiyor. Haftada 6 gün çalışıyoruz.

Neler mutlu eder sizi?
Ben küçük şeylerden mutlu olabilen bir insanım. Bunun yanında Beşiktaş’ın galibiyet beni çok mutlu eder.

Neler sizi üzer?
Duygusal bir insanım. televizyonda bir şehit haberi beni çok üzer. Bir annenin gözyaşına dayanamam.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *