Bulgaristan ve tatil

sedat-cakir-web

 

Bu tehlikeyi önlemek için Avrupa’da bulunan Türklerin de, bu güzelim beldelerde ev ve mülk almaları bu tehlikeli gelişmeyi önleyecektir. Bu sayede bir taşla iki kuşta vurmuş olacaksınız diyebilirim.

Bu yaz tatili yürüyüş yaparak Bulgaristan’da geçirdim. Sultanlar Yolu projesi dahilinde ana ve baba memleketim olan Eğridere (Ardino) ve Kırcaali çevrelerinde Rodop dağlarında 21 gün yürüdüm. 1913 Balkan harbinden sonra tamamen kendi kaderine terk edilen bu bölgede Türklerin yaşadıkları yerleri, kendi köyümüzü ve bugünkü durumu değerlendirme imkanı oluştu. Rodop dağlarının Türklerin yaşadıkları bölgelerden benim gördüklerim arasında en güzel dağlar olduğunu söyleyebilirim.

Sıla-i rahim olarak ta algılanabilecek olan bu yolculuğum beni kendi ailemin tarihine de geriye götürdü diyebilirim.1878’de Bulgaristan’ın bağımsızlığından sonra Osmanlı’dan kopan bu topraklar 1950 yıllarında kadar Osmanlı düşüncesi içinde kalmışlardır. Komünist rejim ve bu rejimin son dönemlerinde Todor Jivkov baskıları altında inleyen Bulgaristan Türkleri aynı zamanda Türkiye tarafından da hissen ve alenen terkedildiklerini maalesef yaşamışlardır.

1970-1989 yıllarında acımasız bir asimilasyon kampanyasına maruz kalan Pomak müslümanlar ve Türkler halen daha o günlerin acılarını ve sancılarını hissetmektedirler. Ekonomik olarak geri bırakılan bu insanlar zorunlu göçlerden sonra şimdi belki daha büyük bir tehlike olan yabancıların mülk edinme gayreti içine Türk ve diğer müslüman azınlıkların bulundukları köylerde ve bölgelerde yok fiyatına ev ve tarla satın almalarıdır.

Türk ve müslüman köyleri yavaş yavaş ama eskisinden daha hızlı olarak İngiliz, Alman ve Bulgarların eline geçmektedir. Zorunlu göçlerden dolayı terkedilen evler yıkılma tehlikesi ve satılma tehlikesi altındadır. Bu tehlikeyi önlemek için Avrupa’da bulunan Türklerin de bu güzelim beldelerde ev ve mülk almaları bu tehlikeli gelişmeyi önleyecektir. Bu sayede bir taşla iki kuşta vurmuş olacaksınız diyebilirim. Hem Avrupa’nın en güzel yerlerinden birinde ve büyük bir ihtimalle en güzel manzaralı yerinde ev almış olacaksınız.

Ev fiyatları köylerde 5-15.000 Euro civarında. Bu sayede göçler önlenmiş olur ve köy camileri ve hayatı da kurtulmuş olur. Ekonomik olarak bu bölgedeki ev ve araziler gelecek 5-7 yıl içinde en az 10 katına katlayacağı için de iyi bir yatırım yapmış olacaksınız.

Doğu Rodop dağları içinde turizmi geliştirmek için çeşitli Avrupa projeleri mevcut ve bunun yanında Hollanda merkezli Yeni Trakya Altını isimli proje, Postcode Loterij sponsorluğunda  6 yıldan beri eko-projeler üretmektedir. Sultanlar Yolu yürüyüş parkuruda bu bölgeden geçmektedir. Gelecek dönemde tatil düşünceniz oluşursa Rodop bölgesinde yaz ve kış tatil yapabilirsiniz.

Gidin görün ve tarihinizi yaşayın ve yaşatın. Yerel Türk ve Pomaklarla ticaret yapın ve Bulgaristan’daki imkanları değerlendirin.

Bulgaristan Avrupa Birliği içinde olmasından dolayı Avrupa’da bulunan tüm teşviklerden faydalanabilecek olan bir ülke.Ev almak isteyenlere özellikle Eğridere ve Kırcaali çevresindeki ev ve arazileri önerebilirim.

İşyeri açmak isteyenler Doğu Rodoplarda Kırcaali şehir merkezini düşünebilir. Cami yaptırmak isteyen arkadaşlar olursa Madzharovo (Yatacık) veya Ivaylovgrad (Ortaköy)  şehirlerini önerebilirim.  Her iki şehirde komunist rejim döneminde Türklerden arındırılarak tamamen bir Bulgar şehir haline gelmiştir ve camileri de buldozerlerle yıkılmıştır. Tatil içinse her tarafı uygundur.  Gidin Bulgaristan’da eski Osmanlı gelenek ve misafirperverliğini yaşayın.

Not: Bulgaristan’dan gelen Türkleri lütfen Türk olarak tanımlayın çünkü unutmayın ki onlar orada Osmanlı’nın mirasıdırlar.

 

 

 

 

Sedat Çakır, göçebe aile yapısından kaynaklanan genetik yapıyla Sultanlar Yolu’nu hazırladı ve yürüdü, yine aynı genetik yapının değiştirici etkisiyle değişim danışmanlığı yapıyor.